TÜRKİYE CUMHURİYETİ ABD’DEN YÖNETİLİYOR


CHP Konya Milletvekili Atilla Kart, TBMM’de, “Yargı ve istihbarat konularında, Başbakan’dan gelmeyen cevap ABD Büyükelçiliği’nden geldi” konulu basın toplantısı düzenledi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a 26 Nisan 2012 tarihinde yönelttiği soru önergesinde, “Türkiye ile ABD arasında yargıç ve savcıların katıldığı değişim programlarının niteliği ve niceliği, ABD dışında başka hangi ülke ile bu nitelikte değişim programlarının olduğu”na ilişkin sorular yönelttiğini ifade eden Kart, “En geç 30 Mayıs 2012 tarihinde cevap vermesi gerekirken bugüne kadar önergemize herhangi bir karşılık verilmemiştir” dedi.

“CEVAP ABD BÜYÜKELÇİLİĞİ’NDEN GELDİ”

Soru önergesinde dile getirilen soruların özüne yönelik açıklamanın başka bir gerekçeyle ABD Büyükelçiliği’nden geldiğine işaret eden Kart, şöyle dedi:
“ABD Büyükelçiliği tarafımıza gönderdiği davette (muhtemelen Anayasa ve Adalet Komisyonunun diğer üyelerine de gönderilmiştir) 14 Haziran saat 18.30’da ABD-Türkiye değişim programlarına katılan hakim ve savcılar onuruna, ABD Büyükelçiliği’nde resepsiyon düzenlendiğini dile getirmiştir. ABD Elçiliği, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetinin uzun yıllardan bu yana gizlemeye çalıştığı değişim programını açık bir şekilde kamuoyuyla paylaşmıştır.”

“DEĞİŞİM PROGRAMLARI YARGIÇ VE SAVCILAR İLE SINIRLI DEĞİLDİR”

“ABD Hükümeti kendi kayıtlarında bu değişim programını açıkladığı halde, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti bu değişim programlarını kamuoyundan neden gizlemektedir?” diye soran Kart, “Aslında, değişim programları yargıç ve savcılar ile sınırlı değildir. İstihbarat ve Emniyet birimleri de bu projenin içindedir. Bu programlar sürekli hale gelmiştir. Daha da ötesi, ABD Büyükelçiliğinin internet sitesinde açıklandığı üzere, programın amaçları arasında ‘…ceza davalarında duruşma öncesi meselenin aydınlatılması….’ konularında çalışma yapılması hususu gelmektedir” dedi.

Türkiye’nin gerçek anlamda değişim programı uygulamasını yapmadığını iddia eden Kart, “Zira Türkiye yargı, istihbarat ve güvenlik konularında kendi iradesiyle hareket etmemektedir. Değişim programını Türkiye gizliyor, açıklamıyor, açıklayamıyor. Biz ABD Elçiliğinden öğreniyoruz. Bir hükümet, meşru ve yasal nitelikte olan bir değişim programının içeriğini ve gelişmelerini neden gizler? Çünkü, 2005-2006’lı yıllardan bu yana Türkiye’nin istihbarat ve kolluk birimleri illegal dinamiklerin yönlendirmesiyle hareket etmektedir. Bağlı olarak da, yargı kaçınılmaz olarak bu yönde hareket etmektedir. Zira, ceza yargılaması esas itibariyle kolluk soruşturmasına dayalı olarak yürümektedir” diye konuştu.

“TÜRKİYE CUMHURİYETİ TÜRKİYE’DEN YÖNETİLMİYOR”

Mevcut ilişkilerin niteliği ve yoğunluğu sebebiyle, Türkiye ile ABD arasında yargı, emniyet ve istihbarat alanında Türkiye aleyhine doğmuş olan “bağımlılık” ilişkisinin artık “kronik” hale geldiğini iddia eden Kart, “Türkiye, maalesef bu anlamda artık ‘egemen bir ülke’ değildir. Türkiye Cumhuriyeti Türkiye’den yönetilmiyor. Kaygı verici olan bu. Kendi ülkemizin çıkarlarını korumaktan söz ediyoruz” dedi

http://www.birgun.net/politics_index.php?news_code=1339145945&year=2012&month=06&day=08

———- Yönlendirilmiş ileti ———-
Kimden: Atilla KART
Tarih: 8 Haziran 2012 10:46
Konu: Türkiye –ABD arasında Yargıç ve Savcılarla ilgili değişim programıyla ilgili BASIN TOPLANTISI METNİ
Kime: Atilla KART

Basın Toplantısı Metni;
8 Haziran 2012

Değerli Basın Mensupları;
Başbakan’a yönelttiğimiz 26 Nisan 2012 tarih-6699 sayılı 5 sayfalık yazılı soru önergesinde;
Türkiye’de 2005-2006’lı yıllardan bu yana “Yargı, İstihbarat ve Emniyet” birimlerinde oluşan “legal-illegal” unsurlardan söz edilerek ; Türkiye’nin bu dönemde “sömürgeleştirilen” ve bölgede “uydu” haline getirilen bir ülke olduğu yönünde somut tespitler yapılmıştır. Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay’ın, “Taşeron Bakan” konumuna düşmesinden duyulan derin üzüntü ve ızdırap hep dile getirilmiştir.

5-6 yıldan bu yana Türkiye’nin sömürgeleştirilmesi süreci kronolojik olarak ve maddi bulgularıyla dile getirilmektedir. Bu çerçevede sözü edilen önergemizde;

Adalet Bakanı Sadullah Ergin’in , 2-3 Aralık 2010 tarihinde 24 saatliğine ABD Başkentine gidip, ABD’li Meslekdaşıyla 1 saat görüşmesi ve bu görüşme içeriğinin kamuoyuyla neden paylaşmadığı, neden gizlediği;
Türkiye ile ABD arasında Yargıç ve Savcı’ların katıldığı değişim programlarının niteliği ve niceliği ;
ABD dışında , başka hangi ülke ile bu nitelikte değişim programlarının olduğu açık bir şekilde sorulmuştur.
Önergemiz usul ve içtüzük hükümlerine uygun olduğu içindir ki, TBMM Başkanlığı tarafından işleme alınmıştır. Ancak, Türkiye Cumhuriyeti Başbakan’ın, 15 Mayıs 2012 tarihinde kendisine intikal eden bu önergeye en geç 30 Mayıs 2012 tarihinde cevap vermesi gerekirken, bu güne kadar önergemize herhangi bir karşılık verilmemiştir.
İçtüzük gereği Başbakan’a verilen 10 günlük ek cevap süresi, ise 14 Haziran 2012 tarihinde sona ermektedir.
Başbakan’ın her nedense !!!! önergeye cevap vermek istemediği anlaşılmaktadır. Başbakan’ın cevaplandırmak istemediği önergede dile getirilen soruların özüne yönelik açıklama ise, ilginçtir, başka bir gerekçeyle ABD Büyükelçiliğinden gelmiştir.

ABD Büyükelçiliği Tarafımıza gönderdiği davette (muhtemelen Anayasa ve Adalet Komisyonunun diğer üyelerine de gönderilmiştir) ; 14 Haziran saat 18.30’da , ABD-Türkiye Değişim Programlarına katılan Hakim ve Savcı’lar onuruna, ABD Büyükelçiliğinde resepsiyon düzenlendiğini dile getirmiştir. ABD Elçiliği, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetinin uzun yıllardan bu yana gizlemeye çalıştığı değişim programını açık bir şekilde kamuoyuyla paylaşmıştır.

Değerli Basın Mensupları;

Ülkeler arasında Kamu Personeli için, bu arada Yargıç ve Savcı’lar için değişim veya hizmet içi eğitim amacıyla programların yapılması olağandır. Yargıçlık ve Savcılık mesleğinde bu yönde uluslararası mesleki ilkeler gelişmiştir.
Bangalore ve Budapeşte ilkelerine göre; yapılacak değişim programlarının şeffaf ve denetlenebilir olması esastır. Bu programlar kamuoyu ile paylaşılmalıdır. Bu suretle terörle mücadele ve adalete daha kolay erişim konularında , ülkeler arasında doğmuş olan uluslararası birikimler ve kazanımlardan yararlanmak mümkün olacaktır.
Peki, Türkiye’nin yaptığı bu mudur?
Ya da yaptığı nedir?

Değerli Basın Mensupları;

26 Nisan 2012 tarihli önergemizde dile getirdiğimiz iddialar, aşağıda açıkladığımız gerekçe ve gerçeklerle bir kez daha ve maalesef doğrulanmıştır;
ABD Hükümeti kendi kayıtlarında bu değişim programını açıkladığı halde, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti bu değişim programlarını kamuoyundan neden gizlemektedir? Temel sorun budur.
Aslında, değişim programları Yargıç ve Savcı’lar ile sınırlı değildir. İstihbarat ve Emniyet birimleri de bu projenin içindedir. Bu programlar sürekli hale gelmiştir. Daha da ötesi, ABD Büyükelçiliğinin internet sitesinde açıklandığı üzere, programın amaçları arasında “…ceza davalarında duruşma öncesi meselenin aydınlatılması….” konularında çalışma yapılması hususu gelmektedir. Bunun anlamı nedir?

Bunun anlamı şudur;
Türkiye, gerçek anlamda değişim programı uygulamasını yapmamaktadır. Zira Türkiye , yargı, istihbarat ve güvenlik konularında kendi iradesiyle hareket etmemektedir.
Değişim programını Türkiye gizliyor, açıklamıyor, açıklayamıyor…. Biz , ABD Elçiliğinden öğreniyoruz. Bir Hükümet, meşru ve yasal nitelikte olan bir değişim programının içeriğini ve gelişmelerini neden gizler?
Çünkü, 2005-2006’lı yıllardan bu yana , Türkiye’nin istihbarat ve kolluk birimleri illegal dinamiklerin yönlendirmesiyle hareket etmektedir. Bağlı olarak da, Yargı , kaçınılmaz olarak bu yönde hareket etmektedir. Zira, ceza yargılaması esas itibariyle kolluk soruşturmasına dayalı olarak yürümektedir.

Soruyoruz;
Türkiye, demokratikleşme ve toplumsal barışını , yabancı istihbarat birimlerinin insaf ve adaletiyle mi gerçekleştirecektir?
Bu durum, Türkiye Cumhuriyeti yönetimi adına bir utanç tablosu değil midir?
Bu durum, Türkiye Cumhuriyeti yönetimi adına bir âcz ve teslimiyet değil midir?

Ortaya çıkan tablo şudur;
Yargı, istihbarat ve emniyet birimlerinde mevcut olan bu ilişkiler ağı sürekli hale gelmiş olup, mutad ve kabul edilebilir nitelikte değildir. Hiçbir ülkeyle bu nitelikte ve bu yoğunlukta adli yardım ya da güvenlik ilişkisi mevcut değildir. Mevcut ilişkilerin niteliği ve yoğunluğu sebebiyle, Türkiye ile ABD arasında ; yargı, emniyet ve istihbarat alanında Türkiye aleyhine doğmuş olan “bağımlılık” ilişkisi artık “kronik” hale gelmiştir.
Türkiye, maalesef bu anlamda artık “egemen bir ülke” değildir.

Şimdi bir kez daha soruyoruz;
Adalet Bakanlığı bünyesinde ya da iştirakiyle , ABD’li üst düzey yetkili ve hukukçularla 2005 yılından bu yana yapılan toplantı sayısı nedir?
Bu toplantılara kaç Yargıç ve Savcı katılmıştır?
Bu toplantılara 831 Yargıç ve Savcı’nın katıldığı doğru mudur?
Bu toplantılara katılan Yargıç ve Savcı’lar hangi Mahkemelerde görev yapmışlardır, halen hangi görevdedirler?
Silivri , KCK soruşturma ve kovuşturmalarında görev yapan Savcı ve Yargıç’lar da, bu değişim programı kapsamında eğitim görmüşler midir?
Halen değişim programı uygulanmakta mıdır?
Türkiye, ABD’den başka , hangi ülke yetkilileriyle ve hukukçularıyla , bu nitelikte ve bu yoğunlukta görüşmeleri yapmıştır ya da yapmaktadır?
2. sırada gelen ülke yetkilileriyle yapılan görüşme sayısı nedir? Bu görüşmelere katılan Yargıç ve Savcı sayısı nedir?
Türkiye , böylesine ciddi sonuçları olan dönüşüm programını ABD Elçiliğinin resepsiyon davetiyle mi öğrenecektir?
Türkiye’nin, toplumsal barışını etkileyen ve gelecek nesillere yansımaları olacak bu soruşturmaların ve yargılamaların ; ABD’li hukuk danışmalarının inisyatiflerine ve yönlendirmelerine bırakılması , Türkiye’nin “egemen ülke” olma vasfıyla bağdaşır mı?
İstihbarat ve yargı yapılanması bu hale gelen bir ülkenin bağımsızlığından söz edilebilir mi?

Atilla KART
TBMM Konya Milletvekili

Atilla.KART@tbmm.gov.tr

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: