“Kullanılmaya açık” ayaklanmalar..


Eğer bir ülkedeki ayaklanma, açık bir işgalden kurtulmayı amaçlamıyor ve bağımsızlığı hedeflemiyorsa…

Veya o ayaklanma; mevcut üretim ilişkilerini değiştirmeyi, üretim araçlarının mülkiyet yapısını tersyüz etmeyi planlamıyorsa, yani sosyalist bir içeriğe sahip değilse…

Bilin ki, o ayaklanma, “küresel güçlerin kullanımına açık” bir ayaklanma demektir

Olaya bu açıdan bakıldığında, Tunus’tan başlayarak, tüm Kuzey Afrika’yı ve Orta Doğu’yu saran direnişleri de, tıpkı eski Sovyet Cumhuriyetleri’ndeki “Turuncu Devrimler” gibi, “alacalı bulacalı devrimler” kategorisine sokmak yanlış olmaz…

Beşiktaş taraftarlarının “Erkek adam renkli takım tutmaz” sloganından yola çıkarak, “Adam olacak kitleler, renkli devrim yapmaz” diyesi geliyor insanın…

***

Kuzey Afrika ve Ortadoğu’da yaşanan ayaklanmaların ortaya çıkardığı en net sonuç, ayaklanmanın yaşandığı ülkelerin bir belirsizlik içerisine sürüklenmesi, güçlerini ve etkilerini yitirmeleridir…

Dolayısıyla, bu ülkelerin, bölgede bir savaş çıkması durumunda, bırakın o savaşa müdahil olacak gücü kendinde bulmaları, seslerini çıkaracak mecallerinin kalmayacağı aşikardır…

O nedenledir ki, “Büyük Ortadoğu Projesi” peşinde koşanlar; ayaklanmanın gündemde olduğu ülkeleri, bir o yandan, bir bu yandan çekiştirip durmaktadırlar…

Voice Of America Televizyonu’nun (Amerikanın Sesi Televizyonu) bölge ülkelerinin tümünden izlenebilecek onlarca Arapça, Farsça uydu kanalına aynı anda start vermesi boşuna değildir…

“İsrail’in NATO’ya dahil edilmesi” düşüncesinin konuşulmaya başlanması ve NATO Genel Sekreteri Anders Fogh Rasmussen’in bu çerçevede İsrail’i ziyaret etmesi önemsenmeyecek bir gelişme olarak değerlendirilmemelidir…

***

Özetle söylemek gerekirse, bölgede küresel güçler, ele geçirdikleri enerji kaynaklarını korumak için, her türlü manevrayı yapmaktadır…

Hedef İran yönetimidir…
İran’da başlatılan direniş de bu çerçevede değerlendirilmelidir…
İran Azerileri’nin da dahil edileceği ayaklanmaları, diğerlerinden ayıran bir özellik var…
Bu ülkede daha önce fitili ateşlenen direniş hareketleri başarıya ulaşmadı ve bu ayaklanmaların da başarı şansı zayıf…
O nedenledir ki; küresel güçlerin, bir yandan kazanı içerden kaynatıp İran’ı zayıf düşürmeye çalışmaları, diğer yandan da dışardan askeri bir müdahaleyi devreye sokmaları büyük olasılık…

***

İşte, geçen yılın sonlarında artık iyice ayyuka çıkan Füze Kalkanı Projesi de bu askeri müdahalenin, yani İran’a yönelik bir savaşın işaret fişeği…

NATO ülkelerinin Savunma Bakanları 9 Mart’ta toplanacak…
Hemen ardından, Nisan ayında da Dışişleri Bakanları…
Haziran ayı içerisinde de projeye son şeklinin verilmesi bekleniyor…
Malum, küresel güçler, İran tehdidinin bir an önce sonlandırılmasını istiyor…

Nitekim, ABD Genelkurmay Başkan Yardımcısı Orgeneral James Cartwright, geçtiğimiz Haziran ortalarında, “İran tek bir nükleer bomba için bir yıl içinde yeterli derecede zenginleştirilmiş uranyumu, 3-5 yıl içerisinde de nükleer silahı üretir” dememiş miydi?…

***

O günlerde, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün ağzından, “Bu nükleer mesele ya diplomasiyle hallolacak ya da Irak’ta gördüğümüz şeyler olacak. Irak’ta gördüğümüz şeyleri görmeye tahammülümüz yok. Aynı şeyleri yaşamak istemiyoruz” cümleleri dökülmemiş miydi?…

Gül’ün son İran gezisi ile ilgili olarak İsrail istihbarat örgütüne yakınlığıyla bilinen Debka’nın, “Gül’ün Tahran’da protestocularla görüşmek istediğini, ancak Ahmedinejad’ın kabul etmediğini” ileri sürmesi ilginç bir detaydı…

Debka, İran’da, “Halka zıt gidilmemeli” mesajı vermeyi ihmal etmeyen Gül ile Ahmedinejat arasındaki gerginliğin ortak basın toplantısına da yansıdığına dikkati çekti…

Mısır’da olaylar patlak verdiği zaman, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın da benzer tepkiler verdiğini de göz önünde bulunduracak olursak, Türkiye malum füze kalkanı meselesinde, “İran’a karşı cephede” yer alacak gibi görünüyor…

Peki, AKP tabanına bu durum nasıl izah edilecek?…
Canım orasını hiç düşünmeyin siz…
“Üyeleri İran’a kaçan” Hizbullah’ın yapacağı bir-iki eylem, AKP tabanını bile bir anda İran karşıtı yapıverir…
AKP’li olmayanların da İran’ı dost görecek hali yok ya…

Recep KABAN
19 Şubat 2011
http://www.gazetecileronline.com/yazar/67-recep-kaban-kullanilmaya-acik-ayaklanmalar.html

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: