ODTÜ Öğrenci Kolektifinin basın açıklaması

05.11.2011

Son günlerde üniversiteler yaşanan olaylarla gündemde. Tayyip Erdoğan’ın rektörlerle yaptığı ve üniversiteye dair önümüzdeki dönem yapılacak değişikliklerin konuşulduğu toplantıyı, demokratik haklarını kullanarak protesto etmek isteyen üniversitelilere polis acımasızca saldırdı ve onlarca öğrenciyi gözaltına aldı, işkence yaptı. Öyle ki bir arkadaşımızın burnu kırılırken bir diğer arkadaşımız darp sonucu bebeğini düşürdü.

‘AKP FAŞİST YÜZÜNÜ ÖĞRENCİLERDEN HİÇ ESİRGEMEDİ’

Aslında bu saldırılar yeni değil, referandumla “ileri demokrasi “ getireceğini iddia eden AKP, iktidarı boyunca faşist yüzünü öğrencilerden hiç esirgemedi. Parasız eğitim isteyen 2 üniversiteli arkadaşımızın, Ferhat ile Berna’nın tutuklanması ve aylardır hapishanede tutulmaları, İTÜ’de Tayyip Erdoğan’ı protesto eden 18 öğrenciye 15’er ay hapis cezası almasından tanıyoruz AKP’yi.
Öğrencilerin haklı taleplerinin dile getirildiği eylemler “yasadışı” ilan edilirken, Burhan Kuzu’ya yumurta atanlar da Ergenekonculukla suçlandılar. AKP hükümeti, öğrencilerin en meşru eylemlerini yasadışı, hakkını arayan öğrencileri ise “marjinal” ilan ediyor.

‘POLİS ODTÜ’YE ÇIKARMA YAPTI’

Gittikleri her üniversitede protestoyla karşılaşan AKP kurmayları son olarak ODTÜ’ye gelmişlerdi. Bine yakın polisle birlikte ODTÜ’ye çıkarma yapan Tayyip Erdoğan yüzünden kampüsün ortasına polis barikatı kurulmuş ve 300’e yakın gaz bombasıyla bizzat polis tarafından tüm kampüs savaş alanına çevrilmişti.

‘HARÇ PARASI BULAMAYAN ÖĞRENCİ İNTİHAR ETMEKTE’

Bugün bu ülkenin üniversiteleri paralı eğitim yüzünden yoksul gençlere kapatılmış durumdadır. Parası olmadığı için yüz binlerce arkadaşımız okuyamamakta, her sene onlarca öğrenci harç parasını bulamadığı için intihar etmekte veya çalışırken hayatını yitirmektedir. Okuma şansını bulan üniversite öğrencileri ise beslenmeden barınmaya, ulaşımdan harçlara onlarca kalemde toplanan paralarla cebindeki son kuruşa kadar soyulmaktadır.

‘HER ÜNİVERSİTELİYE İŞ YOK’

Üniversiteler bilimin üretildiği yerler olmaktan çıkıp birer ticarethaneye dönüştürülmektedir. Halk için bilim üretmesi gereken üniversiteler birer meslek kursu haline dönüştürülmektedir. Ancak, bunu dahi başaramayan üniversiteler her sene yüz binlerce diplomalı işsiz yaratmaktadır. Başbakan “Her üniversite mezunu iş bulacak diye bir şey yok” diyerek zaten bu gerçeği kendisi de dile getirdi.
Rektörlerle yapılan toplantıda belirtilen “mütevelli heyetleri” uygulamasıyla üniversite yönetimlerinin sermayedarlara teslim edilmesi ve “mali özerklik” adı altında da üniversitelere ayrılan devlet bütçesinin azaltılması planlanmaktadır. Bu durum eğitimin bütün yükü öğrencilerin ve ailelerin sırtına binmesine neden olacaktır. Üniversiteler belirttiğimiz gibi birer ticarethaneye dönüştürülürken rektörlük makamlarına da işletmecilerin getirilmesi planlanmaktadır.

‘ÜNİVERSİTELERİ İŞLETMECİLER DAHA İYİ YÖNETİR’

Yusuf Ziya Özcan’ın “rektörler illa akademisyen olacak değil, üniversiteleri işletmeciler daha iyi yönetir” sözleriyle itiraf ettiği gibi, üniversiteler öyle bir hal aldı ki, artık bilim insanları tarafından değil işletmeciler tarafından yönetilecek kadar şirketleşti.
Barınma sorunu da biz öğrencilerin bir başka hayati sorunudur. Üniversite öğrencileri ödeneksizlikten dolayı yurt bulamıyorlar ve cemaat evlerinde kalmaya zorlanıyorlar. Veya ODTÜ’de olduğu gibi çalışma salonlarında insanlık dışı koşullarda kalıyorlar.
Ayrıca üniversitelerimizde eğitim gören Kürt arkadaşlarımızın mağduriyetleri devam etmektedir. AKP, MHP, CHP ve TSK bir olmuş anadil hakkının karşısında yer almaktadır. Bu hakkı dile getirmek dahi suç kapsamına sokulmaktadır. Anadilde eğitim isteyen üniversiteli arkadaşlarımızın evlerine baskınlar düzenlenip onlarcası tutuklanmakta ve yıllara varan hapis cezaları verilmektedir.

’12 EYLÜL AKP’YLE SÜRÜYOR’

12 Eylül Kurumu olan YÖK, güya “darbelerle hesaplaşan” AKP iktidarı döneminde yetkileri daha da arttırılarak üniversitelerin üstünde baskı aygıtı olmayı sürdürüyor. YÖK’ün son yayınladığı genelgede “sivil polislere yer tahsis edilmesi”nden “öğrencileri parmak izi alarak okula alma”ya varana kadar her türlü baskı ve denetim aracını üniversitelere yerleştirme talimatı verildi. Okullara yerleştirilen yüzlerce ÖGB sürekli olarak dayak, işkence ve tacizle anılıyor. Üniversiteler adeta birer yarı açık ceza evine dönüştürülüyor. Özgür eğitimin olması gereken üniversitelerimiz içinde sivil polislerin gezdiği, öğrencilere potansiyel suçlu muamelesi yapıldığı birer koğuşa dönüştürülmekte ve kelimenin tam anlamıyla F tipi üniversiteler oluşturulmaya çalışılmaktadır.
Bunun son örneği İstanbul Üniversitesi’nde alınan arama yetkisi kararı. Buna göre bir sene boyunca polisler istediği öğrenciyi üniversite içinde istediği zaman durduracak ve üstünü arayabilecek. İnsanların özel hayatının gizliliği ilkesini gayrimeşru bir şekilde hiçe sayan bu uygulama bundan sonra gelişecek baskıların habercisi olacağa benziyor. Çünkü öğrenciler ne zaman sesini yükseltse, onlar daha da baskıcı daha da faşist tavır takınıyor. Kendinden olmayan herkesi terörist ilan ediyor.
Okul yönetimleri de öğrencilerin afiş asmasına, masa açmasına dahi tahammül edemiyor, soruşturmalar ve cezalarla yüzlerce muhalif öğrencinin öğrenim hakkını gasp ediyor. Keyfi açılan soruşturmalar ve “ideolojik halay çekmek” gibi saçma suçlamalardan ceza alan onca arkadaşımızın eğitim hakkı elinden alınıyor.

‘AKP GENÇLERDEN KORKUYOR’

Aslında üniversiteye dönük tüm bu saldırıların amacı açık; tarih boyunca halkın iktidarlara ve sisteme karşı başkaldırısının öncüsü olan gençliğin öfkesinden korkuyorlar. AKP hükümeti de kendinden öncekiler gibi gençliğin yükselen mücadelesinin tüm yurdu sarmasından ve yükselmesinden korkuyor. Ancak biz tüm bu baskılara, soruşturmalara, tutuklamalara boyun eğmiyoruz. Polise de, YÖK’e de AKP’ye de başkaldırıyoruz. Bu başkaldırı herkesin eşit, parasız, bilimsel ve anadilinde eğitim alabildiği bir üniversite, yoksulların da öğrenim görebilmesi ve üniversitelerin halk için bilim ürettiği yerler haline gelmesi için girişilen bir başkaldırıdır. Bu başkaldırı, AKP’nin ve yandaş medyasının yansıttığı gibi üç-beş marjinal öğrencinin değil, binlerce üniversite öğrencisinin başkaldırısıdır.
Öğrenci düşmanı Tayyip Erdoğan ve AKP hükümetine bugün tepki veren üniversite öğrencilerine sahip çıktığını savunan Kemal Kılıçdaroğlu açıklamalarında iktidar oldukları zaman öğrencilerin sorunlarını çözeceğini iddia ediyor. Buradan ona da sesleniyoruz, üniversite öğrencilerinden oy almak için bulunduğu seçim vaatlerine inanmıyoruz. Bundan önce YÖK’ün başında olan CHP’lilerin paralı eğitimi nasıl savunduğunu, üniversite öğrencilerine uyguladıkları baskıları, okuldan atılan öğrencileri unutmadık. Biz ne CHP’ye ne de başka bir düzen içi siyasi partiye güvenmiyoruz. Biz yalnızca kendi örgütlü mücadelemize, üniversite öğrencilerinin haklı mücadelesine güveniyoruz. Taleplerimizin her biri içinde AKP’ye de karşı, iktidara gelirse CHP’ye de karşı mücadeleye devam ederiz.
Üniversite öğrencileri olarak taleplerimizi bir kez daha yineliyoruz:
-Harçlar derhal kaldırılsın ve herkes için eşit ve parasız eğitim sağlansın.
-12 Eylül kurumu olan YÖK derhal kaldırılsın.
-Devlet okullara daha çok ödenek ayırsın. Okulların yurt, beslenme ve sağlık gibi temel ihtiyaçları devlet tarafından sağlansın.
-Üniversitelilere üniversite yönetimlerinde daha fazla söz,yetki ve karar hakkı verilsin. Üniversite öğrencilerini ilgilendiren kararlarda, göstermelik ÖTK’lar ile değil, üniversite öğrencilerinin tamamının katıldığı toplantılarla öğrencilerin sözü dinlensin ve kararlarda belirleyici olsun.
-Üniversite öğrencilerine açılmış olan soruşturmalar derhal geri çekilsin, tutuklu arkadaşlarımız serbest bırakılsın.
-Üniversiteler halk için bilim üreten kurumlar haline gelsin.
-Üniversite öğrencilerinin anadilde eğitim hakkı sağlansın ve güvence altına alınsın.
-Son YÖK genelgesi iptal edilsin, üniversitelerde bulunması birer utanç kaynağı olan turnikeler, kontrol noktaları, kameralar ve ÖGB’ler kaldırılsın.
-Kampuslarımıza hiç bir şekilde kolluk güçlerinin girmemesi güvence altına alınsın.
Taleplerimiz karşılanana kadar, mücadelemiz büyüyerek devam edecek!

05.11.2011
Bu bildirinin Öğrenci Kolletifince okunması polisin tazzikli su gaz ve copla müdahelesi ile engellendi. http://www.odatv.com/n.php?n=eger-ulassalardi-bu-aciklamayi-yapacaklardi-0501111200

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: