CHP Nereye Koşuyor?.. Hikmet ÇETİNKAYA

Ne zaman CHP üzerine bir yazı yazsam, eleştirsem sayıları az da olsa kimi okurlardan tepki alırım:
“Siz CHP’ye neden düşmanca davranıyorsunuz?”
Bir dönem DSP’yi ve Bülent Ecevit’i eleştirirken de aynı tepkiyi alıyordum, Deniz Baykal’ı eleştirirken de…

12 Eylül halkoylaması öncesi Kemal Kılıçdaroğlu’nun İzmir mitingini izlerken, elinde CHP’nin altıoklu bayrağı olan orta yaşlı bir partili yanıma yaklaştı:

“Size Ecevit’i ve DSP’yi eleştirirken çok kızıyordum… Şimdi anladım ki çok haklıymışsınız, özür dilerim…”
Oysa iş işten çoktan geçmişti…
1994 yılında Recep Tayyip Erdoğan, Büyükşehir Belediye Başkanı nasıl seçildi?
CHP, SHP ve DSP’nin üç ayrı adayla seçimlere girmesinden ötürü.
Üç gündür İstanbul dışındayım…
Kırsal kesimde neler olup bittiğini, kumsallarda yaşayanların sosyal demokratlara nasıl baktığını izlemeye çalışıyorum.

Kemal Kılıçdaroğlu rüzgârı Kuzey ve Güney Ege’de durmuş..
Oysa buralar CHP’nin kalesi olan yöreler.
Bunun nedeni çok açık bir biçimde belli.
CHP’nin tutarsız politikaları bunda en büyük etken.
CHP’nin il ve ilçe örgütleri Tanrı’ya emanet çoğu yerde.
Hantal kadrolar ve kurultaya dönük örgüt yapılanması.
CHP’deki genel hava şu:
“Nasıl olsa kıyılar bizim… Ne yaparsak yapalım kıyılardan oy alırız…”

***

Bir ay önce yapılan kamuoyu araştırmalarında (Bir yabancı bankanın yaptırdığı araştırma) CHP’nin oy oranı yüzde 30’u aşıyordu. Bir hafta önce yeni araştırma geldi bana. CHP’nin puanı yüzde 23’e düşmüştü.

Bir ay içinde yedi puan nasıl düşerdi?
Sanmıyorum CHP üst yönetiminin bu konuyu düşündüğünü…
Şov yapmayı çok seven CHP’de tek bir ses yok…

Herkes bir şey söylüyor ve halkın kafası karışıyor.
Sadece halkın değil CHP’li il, ilçe yöneticilerinin, belediye başkanlarının kafası karışık…
Konuştuğum kimi CHP’liler şöyle diyor:
“Biz ne zaman sosyal demokrat bir çizgiye oturacağız, parti içi demokrasi ve çok sessizlik adına hâlâ birbirimizi yemeyi sürdürecek miyiz?”
AKP Ege ve Akdeniz kıyılarında “kumsal çıkarması” için hazırlık yaparken, CHP üst yönetimi Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün 29 Ekim’de Çankaya’da vereceği resepsiyona çıkıp çıkmama konusunda birbirini yiyor.
CHP bu arada İstanbul’da beş yıldızlı otelde toplantılar yapıp, sözde liberallerden destek istiyor.
Ve ardından da bir açıklama:
“Toplantılar çok verimli geçti!”

***

Kimi CHP’liler “Aydınlanma Eylemi”nin ne olduğunu bilmiyor… Hemşerilik ilişkisi parti içinde ağır basıyor… Bir belediye 700 işçi alıyor ama 650’si salt bir Güneydoğu kentinden…
Oysa Türkiye’nin üçüncü büyük kenti olan İzmir’de sadece o kentte yaşayan insanlar yok.
Sivaslı, Erzincanlı, Tuncelili, Konyalı, Diyarbakırlılar var.. Türkler var, Kürtler var, Boşnaklar, Arnavutlar, Lazlar, Çerkezler, Aleviler ve Sünniler var.
Aydınlanma hareketi çağdaşlamayı, bilimi, aklı kapsayan, dinsel örgütlenmeye karşı duran bir düşüncedir. Bu düşünce sınıfsal temele dayalı politikaların üretilmesini sağlar. Emek-sermaye çelişkisini halkın gündemine taşır.
Kılıçdaroğlu’ndan böyle bir hareket bekleyen sosyal demokrat, solcu hatta sosyalist seçmen ne yazık ki düş kırıklığına uğradı kısa sürede.
Bir siyasi partide her kafadan ses çıkar mı? Bir siyasal oluşumda parti içi disiplin olmaz mı? Kişisel kısır çatışmalar o partide çokseslilik anlamına gelir mi?

***

AKP alan çalışması yapıyor, CHP ise seyrediyor…
Şimdi soruyorum:
“Abant toplantısının amacı neydi ve o toplantıdan ne gibi sonuçlar çıktı? CHP nasıl bir sivil demokratik anayasa istiyor? CHP’nin Kürt sorununa ya da Güneydoğu’ya ilişkin demokrasi paketi var mı? CHP koruculuk sistemi hakkında ne düşünüyor?”
Tarikatların kuşattığı bir Türkiye’de CHP sorunlara sınıfsal temele dayalı çözüm önerileriyle yaklaşmadığı sürece işi çok zor
CHP bu kadrosuyla, demokrasi ve özgürlükler konusunda AKP’nin önüne geçemez.
CHP, iki ay önce Güneydoğu’da aralamıştı kapıyı…
Peki o kapı açılır mı?
Emekçiler, yoksul muhazakârlar (dinciler, tarikatçılar değil) CHP’ye oy verir mi
Biliyorum CHP’liler her zaman olduğu gibi eleştirilmekten pek hoşlanmazlar hemen tepki gösterirler.
Göstersinler!

Gazetecinin görevi gerçekleri yazmaktır…

Hikmet ÇETİNKAYA

Cumhuriyet 20.10.2010
hikmet.cetinkaya@cumhuriyet.com.tr
Faks numaramız: 0212 343 72 69

CHP kapatma davasına koşuyor!
CHP; Yargıtay, AIHM’ce anti laik siyasi simge olarak tescil edilmiş TÜRBAN’ı
laiklik karşıtı eylemlerin odağı olarak hüküm giymiş AKP ile pazarlık konusu yapamaz !
buyukakin



Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: